Kişisel Gelişim Yol Haritası (Next Yourself)
Next Yourself
Giriş
Selamlar, bir arayış ve bir roadmap tarzı bir şey ararken benden çok fazla tecrübeye sahip ve dinlemekten keyif aldığım Volkan Özçelik’in blog yazısına denk geldim ve buradaki materyaller ile birlikte kendime hem derli toplu bir yerde notlar çıkarmak hem de “Teknik Bir Makale Nasıl Okunur?”da (Okurken yaz ) dediği gibi okurken notlar çıkarmak istedim buradaki yazılar bir karmaşıklık içerebilir, yazım hataları olabilir, ana noktaları atlayabilir vb. o yüzden siz en iyisi kendiniz de bu yazıyı okumalı ve belki anlamadığınız veya benim yaptığım gibi bir not tutma serüvenine girişmelisiniz. : https://zerotohero.dev/roadmap/roadmap/
Yazıda ilk olarak buradaki metni bir haber akışını tarıyor gibi değil dikkat vererek zaman ayırarak ve konsantrasyonunu vererek başlamanız gerektiği söyleniyor ayrıca yazı içerisinde dış bağlantıların yazı kadar önemli olduğu vurgulanıyor.
Teknik Bir Makale Nasıl Okunur
Makeleyi ilk başta hızlıca gözden geçir, zihinsel çaba gerektirecek kısımları atla, yazar ne anlatıyor, neden yazılmış, sana ne kadar tanıdık, ne kadar yeni bir şeyler var bunu çözmeye çalış. Kendini hızlı okumaya zorlamak için her sayfaya zaman sınırı koyabilir veya PDF okuyucunun otomatik kaydırma özelliğini kullanabilirsin.
Makaleyi okumaya değer bulursan, sonra dönüp daha dikkatli bir şekilde tamamını oku.
## Okurken yaz
Okurken yazmak dikkatini toplar ve metinle bağ kurmanı sağlar, en kolay yöntem çıktısını alıp üzerine not almak olabilir. Formüllere, şekillere ve paragraflara doğrudan tepki verebilirsin. Bu notları daha sonra tarayabilir veya saklayabilirsin, alternatif olarak PDF dosyasını dijital olarak not alabilirsin Linux'da Xournal gibi. Veya benim yaptığım gibi Obsidian'ı kullanabilirsin. :)
Yazabileceğin şeyler;
- Anlamadığın yerleri kendi kelimelerinle açıkla
- Eksik kalan detayları tamamlamak (varsayımsal, ispat adımları, kod parçası)
- Örnekler üretmek.
- Bildiğin yöntemlerle karşılaştırma yapmak.
- Sorular sormak eksikleri fark etmek.
- İddiaları sorgulamak.
- Yeni fikirler üretmek.
Sadece detaylara değil büyük resme odaklan ilginç gördüğün fikirleri özetle, diğer makalelerle kıyasla ve gelecekteki fikirleri yaz.
**Michael Mitzenmacher’ın dediği gibi : Eleştirisel okumak kolaydır; yaratıcı okumak zordur. Bu fikir başka nerelere uygulanabilir? Daha genel hale gelebilir mi? Geliştrilebilir mi? Bu çalışmadan yola çıkarak neler yapılabilir?
En azından kendi kelimelerinde anlatmalısın böylece daha sonra dönüp okuduğunda hemen hatırlarsın, kolay kısımları tekrarlamaya gerek yok zorlandığın yerleri açıkla.
Ne Zaman ve Nerede Okumalı?
- Erken başla : Odağın dağılırsa zorlamaktansa bırakıp sonra devam et.
- Rutine bağla : Kahvaltı masasında yürürken veya bisikletten bile makale okuyabilirsin.
- Arkadaşlarla oku aynı kağıttan okuyun sesli okuyun tartışarak ilerleyin.
Zaman ayır : Yeni bir alandaysan bir makaleyi anlaman saatlerini alabilir. Bu normal temel makalelere bu zamanı ayırmak uzun vadede çok işe yarar. https://www.cs.jhu.edu/~jason/advice/how-to-read-a-paper.html
Sahtekarlık Sendromu
Başarılı insanların çoğunun paylaştığın çirkin bir sır var: Derinlerde kendilerini tam bir sahtekar gibi hissediyorlar, başarılarının bir şans eseri olduğunu düşünüyorlar.
Sahtekarlık sendromu olarak bilinen bu psikolojik olgu, yetenekli ve oldukça başarılı olduğunu gösteren kanıtlara rağmen yetersiz ve beceriksiz bir başarısız olduğunuza inanmanızı sağlar.
- Mükemmeliyetçilik : Mükemmeliyetçilik ve sahtekarlık sendromu sıklıkla el ele gider, mükemmeliyetçililer kendilerine aşırı yüksek hedefler koyarlar ve bir hedefe ulaşamadıklarında büyük bir öz şüphe yaşarlar. Mükemmeliyetçiler için başarı nadiren tatmin edicidir çünkü daha iyisinin yapabileceklerine inanırlar ancak bu ne üretkendir ne de sağlıklıdır, tükenmişlikten kaçınmak memnuniyet bulmak ve öz güven geliştirmek istiyorsanız başarıları sahiplenmek ve kutlamak esastır. Hatalarınızı kabul etmeyi öğrenin onları sürecin doğal bir parçası olarak görün, ayrıca hazır olmadan önce hareket geçmeye kendinizi zorlayın. Gerçek şu ki asla “mükemmel zaman” olmayacak ve işiniz asla %100 kusursuz olmayacaktır, bunu ne kadar erken kabul ederseniz o kadar iyi durumda olursunuz.
- Süper Kadın/Erkek : Sahtekar işkolikler aslında çalışmanın kendisinden gelen onaya bağımlıdırlar, işin kendisine değil, kendinizi dışarıdan gelen onaydan uzak tutmak için eğitmeye başlayın hiç kimse projenize onay damgasını vurduğunda patronunuz bile kendiniz hakkında iyi hissetmenizi sağlamak için sizden daha fazla güce sahip olmamalıdır, diğer taraftan yapıcı eleştiriyi kişisel olarak değil ciddiye almayı öğrenin.
-
Doğal Deha : Bu yeterlilik türüne sahip kişiler doğal bir “dahi” olmaları gerektiğine inanırlar. Bu nedenle yeterliliklerini çabalarına göre değil, kolaylık ve hıza göre değerlendirirler. Bu tür sahtekarlar tıpkı mükemmeliyetçiler gibi içsel çıtalarını imkansız derecede yükseğe koyarlar, ancak doğal deha tipleri kendilerini sadece saçma beklentilere göre yargılamazlar, aynı zamanda ilk denemede doğru şeyleri yapmaya göre de yargılarlar. Bir şeyi hızlı veya akıcı bir şekilde yapamadıklarında alarmları çalar.
Bunu aşmak için kendinizi devam eden bir çalışma olarak görmeyi deneyin, harika şeyler başarmak, herkes için, hatta en kendine güvenen insanlar için bile hayat boyu öğrenme ve beceri geliştirmeyi içerir, imkansız derecede yüksek standartlarınıza ulaşamadığınızda kendinizi hırpalamak yerine zamanla geliştirebileceğiniz belirli değiştirilebilir davranışları belirleyin. Örneğin ofiste daha fazla etki yaratmak istiyorsanız toplantılarda “iyi olmadığınız” bir konu hakkında konuşmaktan vazgeçmek yerine sunum becelerinizi geliştirmeye odaklamak çok daha üretkendir.
- Solist : Yardım istemenin sahteliklerini ortaya çıkardığını hisseden kişilerdir bağımsız olmak bir sorun değildir ancak değerinizi kanıtlamak için yardımı reddecek kadar da olmamalıdır.
- Uzman : Uzmanlar yeteneklerini “ne” “ne kadar” bildiklerine veya yapabildiklerine göre ölçerler. Asla yeterince bilmeyeceklerine inanarak deneyimsiz veya bilgisiz olarak ortaya çıkmaktan korkarlar.
- Tüm eğitim şartlarını karşılamadığınız sürece iş ilanlarına başvurmaktan kaçınıyor musunuz?
- Başarılı olmak için becerilerinizi geliştirmeniz gerektiğini düşündüğünüz için sürekli olarak eğitim veya sertifika arayışında mısınız?
Öğrenilecek her zaman daha fazla şey olduğu doğrudur beceri setinizi geliştirmeye çalışmak profesyonel olarak ilerlemenize ve iş piyasasında rekabetçi kalmanıza kesinlikle yardımcı olabilir. Ancak çok ileri götürdüğünüzde bitmek bilmeyen daha fazla bilgi arama eğilimi arasında bir tür erteleme olabilir. Tam zamanında öğrenmeyi uygulamaya başlayın bu (sahte) rahatlık için bilgiyi biriktirmek yerine ihtiyaç duyduğunuzda bir beceri edinmek anlamına gelir.
Yardıma ihtiyacınız olduğunda yardım istemekte utanılacak bir şey olmadığını fark edin bir şeyi nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız bir iş arkadaşınıza sorun.
Belirli profiliniz ne olursa olsun özgüvenle mücadele ediyorsanız, yalnız değilsiniz. Bir örnek vermek gerekirse çalışmalar insanların %70’inin kariyerlerinin bir noktasında sahtekarlık sendromu yaşadığını gösteriyor.
Kariyerinizin herhangi bir noktasında bunu deneyimlediyseniz bir noktada başarılnıız şansa, çekiciliğe bağlantılara veya başka bir dış etkene bağlamışsınızdır. Bu ne kadar haksız ve acımasız? Bugünü yeteneklerinizi kabul etmeye ve benimseye başlamanız için bir fırsat olarak değerlendirin. https://www.fastcompany.com/40421352/the-five-types-of-impostor-syndrome-and-how-to-beat-them
Sorular Sorun, Her Şeyden Şüphe Edin, Kanıtlara Güvenin
Harika bir geliştirici olmanın en iyi yolu budur.
- İnsiyatif Al
- Sorular Sor
- Konfor alanınızın dışına çıkın.
## Sorular Sorun
Etrafınızda insanlar olduğunu ve bilmediğiniz bir şeyler olduğunu bildiğiniz sürece onlara çıkma teklif edin gerekirse bu sorular sıkıcı, safça, kötü ifade edilmiş veya yetersiz olsun. Ancak her soru dünyayı anlamak için bir çığlıktır. Aptalca soru diye bir şey yoktur.
Bunu yaparken akıllıca sorular sormayı öğrenin peki nedir bu akıllıca sorular.
### İyi sorular sormak için
- Sorunuzu net tanımlayın, neyi çözmeye çalıştığınızı belirtin.
- Önce araştırma yapın (Google, FAQ, dökümantasyonlar) ve ne dediğinizi açıklayın.
- Ortam, hata mesajları gibi spesifik detaylar verin.
- Sorunun başkalarının hatası olduğunu varsaymayın.
- Kibar ve saygılı olun, çözüm için iş birliği önerin.
- Örnek : "Nulix 6.2'de proje derlenmiyor, FAQ'yu okudum hata kaydını ekledim ne yapabilirim?" (Akıllıca) "Kodum niye çalışmıyor" (Kötü).
### Kötü sorular
- Belirsiz araştırma yapılmamış, kibirli veya etik dışı sorular.
- Örnek "Foonly Flurbamic hakkında bilgi nerede" (Kötü) veya "Google2da aradım ama bilgi bulamadım, programlama dökümanı önerir misiniz"(Akıılıca).
### Cevap Alamazsanız
- Kişisel algılamayın, belki kimse bilmiyordur?
- Soruyu tekrar paylaşmak yerine, daha iyi formüle edin.
- Yerel kullanıcı grupları veya ücretli destek gibi alternatiflere yönelin.
[http://www.catb.org/esr/faqs/smart-questions.html](http://www.catb.org/esr/faqs/smart-questions.html)
## İnsiyatif Alın
Olduğunca çok soru sorduktan sonra artık dizginleri elinize almanın zamanı gelmiştir çünkü yeterince soru sorduktan sonra, iş arkadaşlarınız, dostlarınız ve meslektaşlarınız nasıl çözeceğini bilmediği bir dizi sorunla karşılaşacaksınız. Eğer böyle bir sürece girdiyseniz, karar verin bu çözümsüz soruya her halükarda çözeceğim diyin.
Konfor Alanınız Dışına Çıkın
Belirli hedeflere ulaşmak istiyorsanız, konfor alanınızdan kurtulmanız gerekecek konfor alanınızdan çıkma cesaretini gösterdiğinizde hayatınız pek çok yönden değişir.
Konfor alanı, “kişinin kaygıdan uzak bir durumda sınırlı bir davranış kümesi kullanarak istikrarlı bir performans seviyesi elde ettiği davranışsal bir durumdur” fakat hayattaki amaç, kendinize sürekli meydan okumak ve kendinizi sürekli geliştirmektir, ve bunu yapmak için konfor alanınızdan çıkmalısınız. Ancak bunu bir kez yaptığınızda, hayatınız asla hayal edemeyeceğiniz şekillerde değişmeye başlayacaktır.
Peki bu konfor alanından nasıl çıkılabilir.
- Korkacaksın : Sizi zorlayan bir yolcuğa çıktığınızda biraz tedirgin hissetmeniz gayet normaldir, konfor alanınızdan çıkmak kolay değildir, aslında bazen tam anlamıyla korkutucu olabilir ve bu sorun değil. Sizi yeni şeyler denemeye teşvik eder. Korktuğunuzu hissettiğinizde paniğe kapılmayın veya bunalmayın. Bu tamamen normaldir ve sürecin parçasıdır. Önemli olan bu korkunun sizi geri tutmasına izin vermenizdir, harekete geçmeye devam etmelisiniz. Kazananları kaybedenlerden ayıran şey budur.
- Başarısız Olacaksın : Konfor alanınızdan dışarı çıkmak, keşfedilmemiş bir bölgeye girdiğiniz anlamına gelir, daha önce hiç denemediğiniz şeyleri deniyorsunuz ve daha önce hiç öğrenmediğiniz şeyleri öğreniyorsunuz. Bu dik öğrenme eğrisi her şeyi ilk seferde doğru yapamayacağınız ve konfor alanınızdan çıktığınızda sonunda başarısız olacağınız anlamına gelir. Ancak başarısızlıklar felaketle sonuçlanmadığı sürece, başarısız olmak aslında iyi bir şey olabilir çünkü…
- Öğreneceksin : Başarısızlık en iyi öğretmendir. Başarısızlıklarımın her birinden, başarılarımın her birinde öğrendiğimden daha fazlasını öğrendim. Küçük ve sık başarısız olduğunuzda, yeni bakış açıları ve beceriler öğrenme hızınızı hızla arttırırsınız. Ve bu yeni bilgi, doğru şekilde uygulanırsa sonunda sizi başarıya götürecektir.
- Kendinizi Farklı Bir Şekilde Göreceksiniz : Konfor alanınızın dışına çıktığınızda kendinize düşündüğünüzden daha fazlasını başarabileceğini hemen kanıtlayacaksınız, ve bu kendinize bakış açınızı değiştirir.
- Akranlarınız Sizi Farklı Şekilde Görecek: İster kabul edelim ister etmeyelim, insanlar diğer insanları yargılar ve şu anda insanlar sizi belirli bir şekilde görüyor ve sizin neler başarabileceğinze dair belirli fikirleri var bunun nedeni sizi konfor alanınızda çalışırken görmeye alışmış olmalarıdır. Ancak konfor alanınızın dışına çıktığınızda diğer insanlara da geçmişte gösterdiğinizden çok daha fazlasını başarabileceğini kanıtlayacaksınız.
- Konfor Alanınız Genişleyecek : Konfor alanının iyi yanı esnek ve şekillendirilebilir olmasıdır, konfor alanınızın dışına çıkardığını her eylemler birlikte genişler Ve bu yeni beceri veya eylemde ustalaştığınızda sonunda konfor alanınızın bir parçası haline gelir.
- Konsantrasyonunuzu ve Odaklamanızı Arttıracaksınız : Konfor alanınızın içinde yaşandığında eylemlerinizin çoğu alışkanlık haline gelir, otomatik bilinçaltı ve sınırlı odaklanma gerektir, ancak konfor alanınızın dışına çıktığınızda artık bu alışılmış tepkilere güvenmezsiniz. Konfor alanınızda asla yapmadığınız bir şekilde yeni eyleme konsatre olmaya ve odaklanmaya zorlanırsızın.
- Yeni Beceriler Geliştireceksiniz : Konfor alanınızın içinde yaşamak yalnızca sınırlı bir beceri seti gerektirir ve bu beceriler başarınıza çok fazla katkıta bulunmayacaktır konfor alanınızın dışına güvenle çıkıp yeni bir beceri öğrenebildiğinizde ne kadar başarabileceğiniz sınırı yoktur.
- Eskiden Daha Fazlasını Başaracaksınız : Konfor alanınızın dışına çıktığınızda doğal olarak daha önce hiç olmadığı kadar çok şey başaracaksınız. Arttan konsantrasyonununuz ve odaklanmanız yeni beceriler geliştirmenize yardımcı olacak, bu yeni beceriler kendinizi görme şeklinizi değiştirecek ve sizi konfor alanınızın daha da dışına çıkmaya teşvik edecektir. https://www.lifehack.org/articles/communication/this-what-happens-when-you-move-out-your-comfort-zone.html
Bu parçaları bir araya getirin ve ODAKLANIN o sorunu çözün.
Nedir peki bu odaklanmak
Odaklanma
Odaklandığınız şey güçlü olan şey haline gelir, buna deneyim bağımlı nöroplastisite deniyor. Bu konudaki araştırmalar hız kazandı ve bulgular güçlü.
Araştırmanın özünde, deneyimin beyni değiştirdiği bulgusu yatıyor, son on yıla kadar neynin büyük ölçüde aynı kaldığı ve değişime ya da etkilemeye açık olmadığı düşünülüyordu. Artık bunun doğru olmadığını biliyoruz. Hepimizi beyni, şekillendirebilir ve esnek olacak tasarlanmıştır beyin sürekli olarak kendini bizim için en iyi olacak şekilde biçimlendiriyor. Deneyimlerimiz bu biçimlendirme için yakıt ve gördüğümüz, hissettiğimiz, deneyimlediğimiz, algıladığımız ve yaptığımız her şey, beynimizin mimarisini yavaş ama emin adımlarla değiştiriyor, ona en iyi nasıl destek verebileceğine dair nazik talimatlar gönderiyor.
Kafatasımızın duvarları arasında milyarlarca nöron (beyin hücresi) bir araya gelerek bizi insan yapan şeyleri şekillendiriyor, farklı nöronlar, deneyimimizin farklı parçalarından sorumlu : yemek yemek, hisettmek, uyumak, tehdidi algılamak, coşmak, aşık olmak, hecelemek, gülmek, hatırlamak, öğrenmek, beslenmek. İnsan olmak karmaşık ve beynimiz tüm bunları yönlendiriyor.
Her deneyim yaşadığınızda nöronlarlar devreye girer ve ateşlenmeye başlar bu olduğunda nöral bağlantılar güçlenir ve yeni sinapslar oluşmaya başlar. Nöronlar ne kadar bağlantılıysa, beynin o bölgesi o kadar güçlü duyarlı ve etkili olur.
İhtiyaç duyulmayan nöronlar ise zamanla körelecek, bu körelme normal ve sağlıklıdır beynin en verimli haline gelmesinin bir yoludur beynimiz en çok ihtiyacımız nöronlara göre ayrılır. Her deneyimde ilgili nöronlar aktive olur her aktive olduklarında önem sırlamasında biraz daha yükselirler, bir deneyimi tekrar etmek veya uzatmak nöronlar arasındaki bağlantıları güçlü tutar ve kalıcı olmasını sağlar.
Deneyim sadece yeni bağlantılar oluşturarak veya mevcut olanları güçlendirerek değişim yaratmaz. Ayrıca genlerimize ulaşarak onların işleyişini değiştiriyor gibi görünyor. Örneğin düzenli mindfulness pratiği, stres anında sakinleştirici etkisi olan genlerin aktivitesini arttırır ve sonunda stresle daha iyi başa çıkmanızı sağlar. Yaşadığımız her şey beynin fiziksel yapısını bir şekilde değiştirir yaptığınız şeyler, vakit geçirdiğiniz insanlar, her duygu, düşünce ve otomatik deneyim beyniniz kablolmaması etkielyerek sizi siz yapar ve kim olabileceğini şekillendirir.
Beyniniz isteseniz de istemeseniz de inşa olacak ve değişecektir. Onu istediğiniz yönde inşa etmek çok önemlidir bunu bir kağıt üzerindeki bir iz olarak düşününün. İlk başta iz o kadar soluk olabilir ki fark edilmez bile ama izi tekrar tekrar, hafif bir baskıyla bile geçerseniz, o iz daha belirgin ve kalıcı hale gelir. Eğer beyninizi şekillendirmede bilinçli ve kasıtlı olmazsanız, diğer insanlar ve deneyimler bunu sizin yerinize yapar, deneyimler durumlar ve insanlar olumlu ya da olumsuz nöral yolları güçlendirerek beyninizde kalıcı izler bırakır.
Eğer zihniniz öz eleştiri, öz nefret, acı, stres, endişe, korku, pişmanlık, suçluluk üzerine yerleşirse, bu duygu ve düşünceler beyninizi şekillendirecektir. Endişe, depresyon, kaygıya daha yatkın olursunuz ve bir durumun olumsuz yönlerini fark etmeye, olayları olumsuz çerçevelemeye ve yapabilecekleriniz ya da yapmanız gerekenler tarafından raydan çıkmaya daha meyilli olursunuz.
Öte yandan olumlu duygulara odaklanırsanız ve durumları olumlu bir açıdan çerçevelerseniz sonunda beyniniz bunu yansıtan bir şekil alır, direnç, iyimserlik, minettarlık, olumlu duygu ve özsaygı etrafında bağlantıları sertleştirir ve güçlendirir.
Beynimiz tehdit ve kötü hisleri fark etmeye programlı bu tamamen normal ve sağlıklıdır çünkü bizi binlerce yıldır hayatta tutan şey budur, biz insanlar kötüyü fark etme, analliz etme ve ondan bir şey öğrenene kadar tutunma konusunda harikayız. Buna negatiflik önyargısı deniyor ve bu güçlü.
Kötüyü fark etmek çok insani bir özellik olsa da iyinin elimizden kayıp gitmesine izin vermek de insani. Güzel bir konuşma, harika insanlar ve zenginleştirici deneyimlerle dolu bir günde, zihininizin tek bir tartışmaya, kötü bir telefon görüşmesine veya yolunuza çıkan bir kendini beğenmişe takılı kalması alışılmadık değil. Ya tam tersi olsaydı iyi olanın kalıcı olduğu ve kötünün önemsiz bölgesine kayıp gittiği bir dünya hayal edin. Çünkü biz insanlar güçlü varlıklarız, bunu sadece hayal etmekle yetinmeyiz - yapabiliriz ama bu zor ve kasıtlı bir çaba gerektirir, ki bu sorun değil çünkü hepimizde bu var.
Önce iyiye odaklanmalı ve olumlu deneyimleri kasıtlı olarak fark etmeliyiz, bu özellikle bir çok güzel insan beyni gibi, kötüyü fark etmede iyi eğitilmiş bir beyniniz varsa göründüğünden daha zor olabilir.
İyiyi radarınıza aldığınızda zihninizin nöronların ateşlenmesini başlatacak kadar uzun süre onun üzerinde durmasına izin verin. Sadece fark etmekle yetinmeyin hissedin. Bu beyninizin bu kısımlarını büyütmeye başlayacak ve iyi olanı fark edebilen, kötüye yanıt verebilen ve ileriye hareket edebilen takılıp kalmayan bir beyin şekillendirecektir.
Her alışkanlık gibi iyiyi fark etme de otamatik hale gelmek için zaman alır, kötüye ne kadar hızlı fark ettiğinizi ve iyiyi ne kadar çabuk bıraktığınızı gözlemleyin, dengeli olmaya kasıtlı olarak çalışın ve bu, kendi başına beyininizi değiştirecektir.
Olumsuzu kontrolsüz bırakıp zarar vermesini önlemek için, mümkün olduğunca dengeye çalış. Direncinize, cesaretinize, gücünüze, içsel bilgeselliğinize odaklanmak için zaman ayırın. Kendinizi yalnız hissediyorsanız sizi seven ve takdir eden anılara ve insanlara yaslanmak için zaman ayırın. Bir "naber" mesajı, bir davet, bir fotoğraf, bir anı olabilir. Kendinizi tükenmiş hissediyorsanız sizi besleyen deneyimlere yaslanmak için zaman ayırın.
Kötüyü fark edin, hissedin, yeni bir bilgelik getirmesine izin verin ama etrafınızda sizi ileriye taşıyabilecek başka şeyler varken, onu aynada izlemeye devam etmeyin.
Odaklanmanızı yönlendirerek ve deneyiminizle kalarak, beyninizi daha olumlu, şefkatli, dirençli, nazik, mutlu, güçlü ve memnun bir varoluş şekline doğru şekillendirebilirsiniz. Olumlu deneyimleri olumlu beyin değişiklerine dönüştürebilirsiniz bu da günlük deneyimizi değiştirecektir.
Odaklandığınız şey güçlüdür. Beyin üzerine yerleştiği şey etrafına inşa olur. Dünyayı üzgün veya mutlu, iyimse veya umutsuz bir lensle görmemiz, sevgiye açık olup olmamamız ya da hızlıca kapatmamız hepsi beynimiz tarafından yönlendirilir. Neyse dikkat ederseniz, beyninizi şekillendirecek, bu da deneyimlerinizi iişkilerinizi hayatınızı şekillendirecektir.
[https://www.heysigmund.com/why-what-you-focus-on-is-what-becomes-powerful-why-your-thoughts-and-feelings-matter/](https://www.heysigmund.com/why-what-you-focus-on-is-what-becomes-powerful-why-your-thoughts-and-feelings-matter/)
Bilginizi Toplulukla Paylaşın ve Kodunuzu Serbest Bırakın
Bilginizi paylaşın, başkalarına yardım edin yazılım mühendisliği tek başınıza yürütebileceğiniz bir yol değildir, bilginizi toplukla öğrenmek kod yazmak kadar (hatta daha fazla) önemlidir.
Birbirlerine yardım etmeye istekli geniş bir geliştirici topluluğu mevcut onlardan biri olun, kaçmayın bilginizi paylaşmak için bir guru olmanıza gerek yok. Kendi kodunuzu paylaşmaktan çekinmeyin bunda utanılacak bir şey yok IDE’nizde yazdığınız her noktalı virgülü Github’da paylaşın.
Yazdığınız kodu herkese açık bir şekilde paylaşmaktan korkmayın kodunuzdan utanmayın, çünkü kod hiç bir şeydir. Kod kendi başına hiçbir şeydir, sadece bir araçtır, kodunuz hakkında geri bildirim almak, bir geliştirici olarak sizi çok geliştirecektir. Bu yüzden topluklara katılın örneğin bir kaçı :
- https://stackexchange.com/sites#
- https://developer.mozilla.org/en-US/
- https://fedsonslack.com/
- https://www.reddit.com/r/programming/
- https://dev.to/
- https://hashnode.com/explore
Kaynak Kodunu Oku!
Açık kaynaklı yazılımlara yönelin ve okuyun, elinizden geldiğince bunu yapın bunu yaparken korkmayın beğendiğiniz açık kaynaklı projenin perde arkasına bakmayı alışkanlık haline getirin.
Başlangıçta başkalarının kodlarını okumak acı verici, hatta korkutucu bile gelebilir. Başkasının bakış açısından düşünmek, eldeki göreve nasıl yaklaştıklarını gözlemlemek belirli bir sorunu nasıl çözdüklerini analiz etmek ve daha da önemlisi neden farklı bir yaklaşım yerine belirli bir yaklaşım seçtiklerini analiz etmek zordur. Başkalarının kodlarını okumak zaman, özveri ve pratik gerektir.
Başkalarının kodlarını okumak tıpkı finans okumak gibidir garip gelecektir. İlk başta zor gelecektir fakat ne kadar çok yaparsanız o kadar rahat edersiniz. Bunu o kadar sık yapmaya başladığınzda o kadar iyi kavrayacaksınız ki mantıksal yapıları, terminolojiyi, kavramları ve genel program akışını inanılmaz ölçüde arttıracaksınız.
Açık kaynak kaynak kodlarını okumak size nasıl yazacağınızı ve dilin kurallarını deneyimlerini kazandıracaktır.
Kodlama Kuralları
Bir proje üzerinde çalışıyorsanız ve bu büyük bir ekibe sahipseniz kodlama kurallarına uymak önemlidir, proje sürecince ekip üyeleri değişebilir bu yüzden belirli kurallara uymak verimlilik açısından önemlidir. Proje mümkün olan en hızlı şekilde ilelemeli bu nedenle yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulan özellikler geliştirilmeli, olası ihtiyaçlar için gereksiz iş yapılmamalı.
Ekip üyeleri, sistemi geliştirmek için basit iyileştirmeler yaparken birçok farklı sınıfı inceleyecek. Yinelenen kodları bulacak ya da oluşturacak ve bunları sistemin başka bir yerine taşımaları gerekecek çok sayıda sınıfı okuyacak ve düzenleyecekler. Zamanla sınıfların belirli bir yazarı olduğu söylenemeyecek, bu nedenle her konuda aynı kodlama kurallarını kullanmaya özen göstermek gerekir. Sınıfları, değişkenleri ve methodları benzer şekilde adlandırın. Ayın şekilde yorum yazın ve kodunuzu aynı formatta düzenleyin. Böylece hangi sınıfı değiştirmeniz gerekirse hızlıca anlayabilirsiniz ve sınıflar zamanla karmakarışık bir hale gelmezler.
- Kodlama kuralları ekip üyelerini arasında ortak bir yapı sunduğu için ekip üyeleri, başkalarının yazdığı kodu yeniden biçimlendirmek veya değiken ve yöntem isimleri değiştirmekle vakit kaybetmez.,
- Tutarli bir şekilde biçimlendirilmiş ve adlandırma standartı kullanan kod, anlaşılması biraz daha kolaydır. https://wiki.c2.com/?CodingConvention
Topluluğa Değer Katın
Topluluğa ne kadar çok değer katarsanız, o kadar çok değer kazanırsınız, topluluğa değer katmanın en temel yolu açık kaynak topluluğuna katkıta bulunmaktır.
Açık kaynak topluluğuna katkıda bulunarak şunları yapabilirsiniz :
- Mevcut becerilerinizi geliştirebilirsiniz.
- Size yol gösterecek mentorlar bulabilirsiniz.
- Başkalarına mentorluk yaparak onlara yardımcı olabilirsiniz.
- Görünürlüğüünüzü arttıran açık projeler oluşturabilirsiniz.
- Daha fazla görünürlük, genellikle daha iyi iş fırsatları anlamına gelir.
- İnsan ilişkileri becerilerinizi güçlendirirsiniz.
Bunlardan da önemlisi kendinizi daha güçlü hissedersiniz, topluluğa değer katman özgüvenizi arttıracak ve içindeki "yeterlilik hissi'ni" (imposter syndrome) yenmenize yardımcı olacaktır.
Açık Kaynağa Nasıl Katkıda Bulunulur?
Açık kaynağa katkıda bulunmak hayal edebileceğiniz herhangi bir konuyu öğrenmek, öğretmek ve deneyim geliştirmek için faydalı bir yol olabilir. Açık kaynak projelere katkıda bulunanların birçoğu projeyle kullanıcısı olarak tanışırlar. Kullandığınız açık kaynak bir yazılımda bir hata bulduğunuzda, kendiniz yamalayıp düzeltip düzeltemeyeceğinizi görmek için kaynağa bakmak isteyebilirsiniz.
Kodlama kullanıcı arayüzü tasarımı, grafik tasarımı, yazma veya düzenleme gibi konularda pratik arıyorsanız, herhangi bir açık kaynak pojede sizin için mutlaka bir görev vardır.
Açık kaynağa katkıda bulnumak konusunda yaygın bir yanılgı, kod yazarak katkıda bulunmanız gerektiğidir, aslında genellikle en çok ihmal edilen veya göz ardı edilen projenin diğer kısımlarıdır, bu tür katkılara katılmayı teklif ederek projeye büyük bir iyilik yapacaksınız.
Kod yazmayı sevseniz bile, diğer katkı türleri de bir projeye katılmak ve diğer topluluk üyeleriyle tanışmak için harika bir yoldur. Bu ilişkileri kurmak size projenin diğer bölümlerinde de çalışma fırsatı verecektir.
Örneğin :
- Etkinlikleri planlayabilirsiniz : Atölye çalışmaları ve buluşmalar düzenleyebilirsiniz.
- Tasarlayabilirsiniz : Projenin kullanılabilirliğini geliştirmek için şabonları yeniden yapılandırabilir, projenin tutarlı bir görsel tasarımına sahip olması için çalışabilirssiniz.
- Yazabilirsiniz : Proje dökümantasyonu yazabilir ve geliştirebilirsiniz. Proje için bir blog sayfası yazabilir veya projenin dökümantasyonu için çevirler yapabilirsiniz.
- Kod yazın : Github’da çözülmesi gereken açık bir konu bulun ve bunu düzeltmeye çalışın, proje kurulumunu otamatikleştirin, araçları ve testleri geliştirin.
- İnsanlara yardım edin : Proje hakkında soruları yanıtlayın.
Sadece yazılım projeleri üzerinde çalışmak zorunda’da değilsiniz açık kaynak genelikle yazılımla ilişkilendirilse de her şey için işbirliği yapabilirsiniz, açık kaynak projeler olarak geliştirilen, kitaplar tariler.
Daha önce hiç açık kaynak projeye katkıda bulunmadıysanız, zaten kullandığınız veya kullanmak istediğiniz projeleri düşünerek başlayın. Aktif olarak katkıda bulunacağınız projeler, kendinizi devamlı kullanırken bulduğunuz projelerdir. Bu projeler içinde, bir şeyin daha iyi veya farklı olabileceğini düşündüğünüzü farkettiğinizde, içgüdülerinize göre hareket edin.
Açık kaynak seçilmişler kulübü değildir, tıpkı senin gibi insanlar tarafından yapılmıştır. Örneğin bir README dosyasını tarayabilir ve bozuk bir link ya da yazım hatası bulabilirsiniz. Ya da yeni bir kullanıcısınız ve bir şeylerin bozuk olduğunu ya da belgelerde gerçekten olması gerektiğini düşündüğünüz bir eksikliğin olduğunu fark ettiğiniz. Bunu görmezden gelip devam etmek ya da başka birinden düzeltmesini istemek yerine, araya girip düzeltebileceğiniz görün. Yeni projeleri keşfetmenize ve katkıda bulunmanıza yardımcı olmak için aşağıdaki kaynaklardan birini de kullanabilirsiniz:
- GitHub Explore
- Open Source Friday
- First Timers Only
- CodeTriage
- 24 Pull Requests
- Up For Grabs
- First Contributionshttps://opensource.guide/how-to-contribute/
Ezberlemekten Kaçının, Öğrenmeyi Öğrenin
Aramaktan korkmayın, bir şeyleri ezberlemeyi bırakın en deneyimli geliştiriciler bile her zaman en basit şeyleri ararlar bunda utanılacak bir şey yok. Google'da arama yapmak ayıp değildir, bir şeyleri ezberlemek yerine daha önemli şeyler için kullanın: mesela problem çözmek gibi.
Bir şeylerin detaylarını öğrenmeden edindiğiniz bilgileri uygulamaya koymayın, sadece kopyalayıp yapıştırmayın "nedenleri" ve "nasılları öğrenin". Sadece ezberlemeyin bunun yerine "öğrenmeyi öğrenin". Bulabileceğiniz bir şeyleri ezberlemeyin bir şeyleri ezberlemin bir anlamı yoktur.
Beyninizi olabildiğince çok desen ve varyasonla tanıştırın, gerisini bilinçaltınız halleder, bu yüzden bir şeyleri öğrenmenin en iyi yollarından biri, başkalarının yaptıklarını kopyalamaktır, hayranı olduğunuz insanları taklit edin, böylece onlar gibi olabilirsiniz.
Taklit Ederek Öğrenirsiniz
İnsan taklit ederek öğrenen bir canlıdır, yazılım da bunun bir istisnası değildir, değişkenleri nasıl adlandıracağınızı veya bir klasör yapısını nasıl oluşturacağınızı veya kodunun farklı modüllerini nasıl bir araya getireceğinizi, kodunuzu nasıl belgeleyeceğini öğrenmek başkalarının sizden önce aynı şeyi nasıl yaptığını taklit ettiğinizde çok daha kolaydır.i
Tekerleği yeniden icat etmek isteseniz bile, önce kendi yönteminizle yapmadan önce başkalarının ne yaptığına bakın. (Ayrıca ironik bir şekilde tekerlek ironik bir şekilde şimdiye kadar en çok yeniden icat edilen araçtır)
İnsan doğduğu günden itibaren taklit yaparak öğrenir, beynimiz kalıpları tanımak, kopyalamak, taklit etmek ve yansıtmak için kablolanmıştır. Aynı şeyler kodlamayı öğrenirken de geçerlidir; Başkalarının kodunu okuyun, gördüklerinizi kopyaların ve çoğaltın bunları ne kadar farzla yaparsanız zamanla farklı desenlerin nasıl birbirine bağlandığını da anlayacaksınız.
- İlk olarak başkalarını taklit edin,
- Taklit ettiğiniz şeyin nasıl çalıştığını anlayın,
- Ve ancak o zaman bu kodun neden bu şekilde uygulandığını sorgulamaya başlayın,
- Ve son olarak nasıl farklı yazılacağını düşünün,
- Ardından, farklı bir şekilde yazmanın sorununuzu daha zarif bir şekilde çözüp çözmediğini düşününün.
Acele Etmeyin
Taklit yoluyla öğrenme yavaş ve aşamalı bir süreçtir; Çok zaman ve sabır gerektirir, üzgünüm ve hızlandırmak için kısayol yok. Yine de, her şeyde olduğu gibi pratik mükemmelleştirir.
Başkalarınının kodunu ne kadar çok okursanız, o kadar iyi olursunuz; Yaptırım yaptığınız zaman ve enerjiye değer.
Yeni başlayanlar için, sevdiğiniz açık kaynak çerçeverelinin kaynak kodunu okumaya başlayın ve kod tabanına yeterince aşina olduğunuzu hissettiğinizde, projeyi çatallayın ve ardından kodun farklı parçalarının birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini anlamak için **hata ayıklayın**.
Bu egzersizi her gün düzenli olarak yapın ve bir gün uyanıp şunları söyleyeceksiniz : “Kung-fu’yu biliyorum”.
Tek Bir Paradigmaya Tutunmayın
Ne yaparsanız yapın, tek bir dile veya tek bir paradigmaya bağlı kalmayın, değişimi kucaklayın farklı dilleri, farklı yaklaşımları deneyin.
Ne kadar çok dil bilirseniz, o kadar geniş paradigma yelpazesine maruz kalırsınız. Birden fazla dil bilmek, düşünme şeklinizi şekillendirmeye yardımcı olacaktır. Sorunlara farklı şekilde yaklaşabileceksiniz, ufkunuzu genişlettiğinizde ve konfor alanınızdan çıktığınızda, bir çözüm bulmak için görünüşte ilgisiz gerçekleri birbiriyle birleştirebileceksiniz. Yaratıcılığı tanımı budur.
Yeterince birikmiş yaratıcılık ve sanatla, sonunda Google’ın bile cevabı olmayan “o” soruna bir çözüm bulan kişi siz olacaksınız.
Kısayol Yok
“X dilini Y haftada öğrettiğini” iddia eden her şey büyük bir yalandır. Bir şeyi öğrenmek istiyorsanız.
- Yavaş yavaş öğrenin.
- Öğrendiklerinizi içselleştirmek için beyninize hak ettiği zamanı verin.
Öğrenme şunları gerektirir :
- Tekrarlama
- Rutin
- Alışkanlık haline getirme
- Özveri
- Cehennem gibi çok fazla terleme
- Ve tekrar
Eğer bunları yaparsanız kaydettiğiniz ilerlemeye hayran kalacaksınız. Siz ve olmak istediğiniz rol model arasındaki tek fark, kendinizi kung-fu’unuza düzeni olarak ayırdığınız zaman miktarı ve bu yolda feda ettiğiniz şeylerin sayısı olacaktır.
Öğrenme bir araçtır: Bu bir son değildir.
İyi Bir Yazılım Ustası Olun
İyi bir yazılım ustası olmak, başkalarının bu konuda söylediklerini okumaktır, burada her geliştiricinin mutlaka okuması gereken kaynaklar listelenmiş burada listelelen kitaplardan. İstisna Yok kapağı iki kez.
- Bir kez : Programalama yolculuğuna başlamadan önce.
- Sonraki : Bir kaç yıl kodlama yaptıktan ve birden fazla programlama dilini iyi bir şekilde öğrendikten sonra.
Tüm bu kaynaklarda ortak olan şey, belirli bir programlama dilinin nasıl kullanılacağı hakkında konuşmamaları, koddan daha büyük şeyler hakkında konuşmalarıdır.
Yazılım Tasarım Kalıpları
Yazılım Tasarım Kalıplarını incelemekle ilgili hızlı bir tavsiye , her şeyi bir “kalıba” sığdırmaya çalışmayın. Tasarım desenlerini ilk kez denemek, ilk kez paintball oynamak gibidir, eğlenceli olacak ama kesinlikle acı verici de olacaktır.
Tasarım kalıpları iyidir ve onlar hakkında okumalar yapmalısınız, ancak bunların kılavuz olduğunu unutmayın, onları müjde olarak algılamayın. Sahip olduğunuz her sorunu bir kalıba sığdırmaya çalışmayın.
Algoritmik Kasınızı Geliştirin
Öğrenme algoritmaları, ne zaman, neden ve nasıl kullanılacağını öğrenmek paha biçilmezdir. Teknik bir mülakatı geçmek için algoritmaları ezberlemek ise zaman kaybıdır, mülakatlara çalışmak uğruna veri yapılarını ve algoritmaları öğrenmeyin, onları öğrenin çünkü bu sizi daha iyi bir programcı yapar.
Burada kestirme yollara başvurmayın, geniş veri yapıları ve algoritma yelpazesini anlamak için zaman ayırın bunları ne gibi yerlerde kullanacağınızı öğrenin, belirli algoritma türlerinin faydalarının neler olduğunu öğrenin.
İşte algoritmalarınızı geliştirmek için iki mükemmel ve ücretsiz kaynak
Bunların dışında, bu iki kitabı hiçbir şeyi atlamadan baştan sona okumanızı öneririm. İçlerindeki her şeyi gerçekten yutun:
Öğrenmeyi Öğrenin
Öğrenme maceranıza başlamadan önce iki şeyi bilmeniz gerekir, siz ne tür bir öğrencisiniz. Öğrenmeyi öğrenmek için önce kendinizi tanımanız gerekir çünkü öğrenmede herkese uyan tek bir çözüm yoktur.
Siz nasıl öğreniyorsunuz bunu anlamak için bir test : [VARK ANKETİ - VARK](https://vark-learn.com/vark-anketi/?p=results)
Bir şeyler öğrenmek için video izlemeyi mi seviyorsunuz yoksa kitap ve makale okuyup ardından okuduğunuz kavramları kendi hızınızda uyguladığınızda mı rahatsızınız? Nasıl öğrenirim sorusunun kesin bir cevabı yok, emin değilseniz çeşitli farklı yaklaşımları denemenizi ve hangilerinin sizin için en uygun olduğunu görmenizi öneririm..